top of page

Sagist Group Yönetim Kurulu Başkanı, Mimar ve Fizik Mühendisi Metin Durmaz: “Türkiye’nin tasarım ve üretim birikimini uluslararası yatırımlara taşıyoruz.”

Yazarın fotoğrafı: Metin Durmaz
Metin Durmaz
6 dakika önce
9 dakikada okunur
Euronews November 2026 - Sagist Group Interview - Metin Durmaz
Euronews November 2026 - Sagist Group Interview - Metin Durmaz

 

İstanbul merkezli lüks mobilya üreticisi ve anahtar teslim proje firması Sagist Group, mimarlık, inşaat ve özel üretim deneyimini Bulgaristan’daki kendi yatırımlarıyla genişletiyor. Mobilya üretimini yüzde 100 ihracata yönelik gerçekleştiren şirketin Yönetim Kurulu Başkanı, mimar ve fizik mühendisi Metin Durmaz, Botevgrad’daki sanayi yerleşkesi, villa ve otel projelerini tamamen öz sermayeleriyle finanse ettiklerini; tasarım, inşaat, mobilya üretimi ve iç dekorasyon süreçlerini kendi bünyelerinde yürüttüklerini belirtiyor. Durmaz ile uluslararası deneyimini, mimarlıkta kalıcı kaliteyi ve Bulgar yatırımcıların ortaklık ilgisi gösterdiği projelerini konuştuk.

 

Mimar ve fizik mühendisi kimliğiniz, uluslararası kariyerinizi ve projelere yaklaşımınızı nasıl şekillendirdi?

Uluslararası yolculuğum öğrencilik yıllarında başladı. TÜBİTAK bursuyla Çin’de üniversite okudum; mimarlık ve fizik mühendisliği eğitimi aldım. Ardından İngiltere’de Royal Academy of Art’ta yüksek lisans eğitimime devam ettim. Farklı ülkelerde yaşamak, insanların mekânla kurduğu ilişkinin kültüre, iklime ve yaşam alışkanlıklarına göre nasıl değiştiğini görmemi sağladı.

Mimar ve fizik mühendisi olarak bir yapıyı hem insanın yaşayacağı bir mekân hem de fiziksel koşullar altında çalışan bir sistem olarak değerlendiriyorum. Işık, ısı, akustik, malzeme davranışı ve enerji kullanımı, tasarımın doğrudan parçası. Estetik bir kararın teknik karşılığını, teknik bir çözümün de kullanıcı üzerindeki etkisini birlikte düşünüyorum.

Türkiye’ye döndüğümde turizm yatırımları gelişiyordu. Otellere özel mobilya tasarımı ve üretiminde önemli bir ihtiyaç gördük. Otel mobilyası üretimiyle başlayan çalışmalarımız zaman içinde iç mekân tasarımı, mimari uygulama, inşaat ve anahtar teslim proje yönetimine uzandı. Bugün kendi yatırımlarımızı geliştirirken de bu birikimden yararlanıyoruz.

Mimarlık anlayışınızı hangi düşünceler ve deneyimler besledi?

Benim için mimarlığın temelinde, bir yapıyı bütün yönleriyle anlayabilmek var. Kullanıcının ihtiyaçları, yapının bulunduğu çevre, malzeme ve teknik çözümler arasında tutarlı bir ilişki kurulması gerekiyor.

Mimar Sinan bu açıdan sürekli dönüp baktığım bir referans. Yapılarında taşıyıcı sistem, ışık, akustik ve insan ölçeği birbirini tamamlıyor. Her kararın yapının bütünü içinde bir karşılığı bulunuyor. Zaha Hadid ile geçirdiğim altı yıllık çalışma ve öğrenme dönemi de mesleki bakışımı besleyen en önemli deneyimler arasında yer aldı.

Zamanla kendi yaklaşımımı en çok geliştiren ise üretim ve şantiye deneyimi oldu. Bir çizginin malzemeye, bir fikrin yapıya dönüşürken geçirdiği aşamalar insana çok şey öğretiyor. Tasarladığınız mekânın yıllar sonra nasıl kullanılacağını düşünmek, mimarlığa bakışınızı olgunlaştırıyor.

 

Mimarlık, iç mimarlık ve mobilya tasarımı arasındaki ilişkiyi nasıl kuruyorsunuz?

Bu alanların her biri uzmanlık gerektiriyor. Benim önemsediğim, uzmanlıkların proje boyunca birbirini beslemesi. Mimari tasarım tamamlandıktan sonra iç mekânın, ardından mobilyanın birbirinden bağımsız kararlarla şekillenmesi, başlangıçtaki düşüncenin zayıflamasına neden olabiliyor. Bizi güçlü kılanda bu zaten, hepsinin bir firmada bulunması.

Örneğin bir otel odasında yatak yerleşimi, aydınlatma, elektrik altyapısı, depolama alanları ve dolaşım birlikte çözülmeli. Özel üretim mobilyanın ölçüsü, odanın mimarisiyle ve kullanıcının ihtiyaçlarıyla uyumlu olmalı. Bu kararlar aynı zamanda temizlik, bakım ve işletme düzenini etkiliyor.

Sagist Group’ta tasarım ve üretim ekiplerini bu nedenle birlikte çalıştırıyoruz. Çizimde alınan kararın fabrikada ve şantiyede nasıl karşılık bulacağını erken aşamada değerlendirmek, uygulama kalitesini güçlendiriyor. Mimarlık ve iç mimarlık eğitiminde de üretim bilgisine ve disiplinler arası çalışmaya daha fazla yer verilmesini önemsiyorum.

 

Lüks bir iç mekânı sizin için değerli kılan nedir?

Lüksü malzemenin fiyatıyla açıklamak yetersiz kalır. Doğru oran, doğal malzeme, iyi işçilik, konfor, mahremiyet ve kullanım kolaylığı benim için daha belirleyici.

Bir koltuğun döşemesi kadar oturum ergonomisi, bir dolabın yüzeyi kadar iç düzeni ve mekanizması da önemlidir. Lüks villa tasarımında da beş yıldızlı bir otelin iç mekânında da kullanıcı, kaliteyi gündelik hayatın içindeki bu ayrıntılarda hisseder.

Malzemeyi bulunduğu yere göre seçmek gerekir. Yoğun kullanılan bir otel lobisinin ihtiyaçlarıyla özel bir konutun ihtiyaçları aynı değildir. Kalıcı kalite, estetik beklentiyle kullanım koşullarını doğru buluşturduğunuzda ortaya çıkıyor. Tasarladığımız mekânın açılış günündeki görünüşü kadar yıllar içinde nasıl yaşlanacağıyla da ilgileniyoruz. Bu bağlamda söylemeden edemeyeceğim muhteşem bir ekibimiz var, kendilerine ayrıyeten azimleri ve çalışkanlıkları için teşekkür ediyorum.

 

Uluslararası projelerde kalıcı iş ilişkileri kurmanın temelinde ne var?

Tanışıklık ve lobi ilk görüşmeyi sağlayabilir; ilişkinin devamını yaptığınız iş belirler. Kapsamı doğru anlamak, gerçekçi bir takvim oluşturmak ve sorun çıktığında sorumluluk almak gerekiyor.

Sagist Group olarak mobilya üretimimizi %100 ihracata yönelik yürütüyor, Türkiye’de ürettiğimiz ürünleri yurt dışındaki müşterilerimiz ve projelerimiz için hazırlıyoruz. Bu çalışma biçimi, farklı ülkelerin kalite beklentilerini, kullanım alışkanlıklarını ve teslim koşullarını üretim planlamasının bir parçası hâline getiriyor.

Otel yatırımcıları, gayrimenkul geliştiricileri, mimarlar ve satın alma ekipleri farklı önceliklerle aynı projede yer alabiliyor. Tasarım beklentisi, bütçe ve teslim süresi arasında ortak bir anlayış kurulması önemli. Projeye özel mobilya üretiminde de uluslararası uygulama işlerinde de bu iletişimin sürekliliği belirleyici. İnşaatlarını da bizzat bizim yaptığımız bir çok projeye imza attık.

Farklı ülkelere açılmamızda tamamladığımız işlerin ve bu işlerden doğan referansların büyük payı oldu. Bir projede kazanılan güven, çoğu zaman bir sonraki projenin başlangıcı oluyor.

 

Afrika’daki çalışmalarınız size hangi deneyimleri kazandırdı?

Afrika’yı tek bir pazar gibi ele almamak gerektiğini öğrendim. Her ülkenin iş kültürü, lojistik koşulları ve karar alma süreçleri farklı.

Nijerya başta olmak üzere çalıştığımız ülkelerde işverenle doğrudan iletişim kurmaya ve uygulamayı yakından takip etmeye önem verdik. Uluslararası İnşaat, mobilya ve dekorasyon projelerinde doğru üretim kadar ürünlerin sahaya ulaşması, montajın planlanması ve teslim sürecinin yönetilmesi de önemli. Bu yüzden neredeyse tüm Afrika ülkelerinde Devlet Başkanlarından önemli iş adamlarına kadar öncelikli ve ilk tercih edilen firma olduk.

Zor deneyimlerimiz de oldu; kardeşlik hukuku ile geldikleri halde Libya Bingazi’de hala pazaramızı ödemediler. Bunlar bize kişisel güvenin açık bir sözleşme, tanımlı iş kapsamı ve düzenli ödeme planıyla desteklenmesi gerektiğini gösterdi. Bir ülkeyi anlamaya çalışırken kendi iş disiplininizi de korumalısınız.

 

Amerika ve Avrupa’daki projelerde sizi özellikle ilgilendiren alanlar hangileri?

Mevcut yapıların yeni bir işleve kavuşturulmasını önemsiyorum. Atlanta’da eski bir kilisenin otele dönüştürülmesi üzerinde çalıştık. Portekiz’deki otel dönüşümü de bu açıdan önem verdiğimiz projeler arasında.

Bu tür çalışmalarda otel tasarımını hazır bir şablon üzerinden geliştiremezsiniz. Önce mevcut yapının karakterini, korunması gereken özelliklerini ve yeni kullanımın ihtiyaçlarını anlamalısınız. Konaklama konforunu sağlarken yapının hafızasını da yaşatmanız gerekir.

İsviçre’deki rehabilitasyon merkezi çalışmamızda ise güven, mahremiyet ve gündelik yaşam kalitesi öne çıkıyor. Farklı işlevlere sahip yapılar, mimarlığın insan üzerindeki etkisini farklı yönleriyle düşünmemizi sağlıyor. Ama bu arada da ABD ve Avrupa’da bir çok lüks ve ultra lüks villa ve malikane yapıyoruz.

 

Tarihî yapıların restorasyonu ve yeniden kullanımında nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz?

İlk adım, yapıyı ve bulunduğu çevreyi anlamak. Mevcut malzemeyi, taşıyıcı sistemi ve geçmiş müdahaleleri bilmeden sağlıklı bir tasarım kararı veremezsiniz.

Yerel uzmanlarla ve ilgili kurumlarla iletişim burada çok önemli. Koruma yaklaşımıyla yeni kullanımın teknik gerekliliklerini birlikte değerlendirmek gerekiyor. Otel dönüşümü gibi projelerde çağdaş konfor beklentileriyle tarihî kimlik arasında hassas bir denge kuruluyor.

Bazen en doğru karar daha az müdahale etmek. Yeni tasarımın, mevcut yapının değerini görünür kılması gerektiğini düşünüyorum.

 

Anahtar teslim otel ve villa projelerinde üretici olmanız size nasıl bir avantaj sağlıyor?

Üretici olmak, tasarım kararlarını malzeme, işçilik ve uygulanabilirlik açısından erken değerlendirmemizi sağlıyor. Özel üretim mobilyanın, sabit ahşap işlerinin, döşemenin ve diğer iç mekân bileşenlerinin birbirleriyle nasıl birleşeceğini daha çizim aşamasında ele alabiliyoruz.

Uluslararası otel projelerinde FF&E olarak anılan mobilya, donatım ve ekipman kapsamı, çok sayıda ürünün ortak bir tasarım anlayışıyla hazırlanmasını gerektiriyor. Misafir odasından lobiye, restorandan ortak alanlara kadar görsel ve teknik tutarlılık sağlanmalı.

Anahtar teslim uygulamada üretim kadar paketleme, uluslararası lojistik, saha montajı ve teslim koordinasyonu da önem taşıyor. Bu aşamaları birlikte planlamak, işveren açısından sorumluluğun açık olmasını sağlıyor. Bir sorun ortaya çıktığında çözümün kim tarafından ve nasıl üretileceğinin belli olması, projenin ilerleyişini doğrudan etkiliyor.

 

Şu anda kaç ülkede aktif projeniz var? Bulgaristan yatırımlarınız bu çalışmaların neresinde duruyor?

Şu anda 11 ülkede aktif projelerimiz devam ediyor. Bulgaristan, yatırımcı kimliğimizle de yer aldığımız için bizim açımızdan ayrı bir önem taşıyor.

Botevgrad’daki projelerimizin finansmanını tamamen Sagist Group’un öz sermayesiyle karşılıyoruz. Yatırımcılığı, proje geliştirmeyi ve inşaatı kendimiz üstleniyoruz. Mimari tasarım, mobilya üretimi, iç dekorasyon ve uygulama süreçlerini de kendi bünyemizde yürütüyoruz. Bu nedenle kararlarımızı inşaatın tamamlanacağı tarihin ötesini düşünerek alıyoruz. Yapının nasıl kullanılacağı, bakımının nasıl yapılacağı ve zaman içinde nasıl değer üreteceği bizim için önemli.

 

Neden Bulgaristan ve özellikle Botevgrad?

Türkiye’ye yakınlığı ve Avrupa pazarlarıyla bağlantısı, Bulgaristan’ı bizim açımızdan önemli bir yatırım alanı hâline getiriyor. Botevgrad’ı değerlendirirken üretim, ulaşım, lojistik ve yaşam ihtiyaçlarına birlikte baktık.

Bir sanayi yatırımının çevresindeki konut, konaklama ve hizmet imkânlarıyla ilişkisini de düşünmek gerekiyor. Biz bölgede uzun vadeli bir varlık oluşturmayı hedefliyoruz. Türkiye’de geliştirdiğimiz mimarlık, inşaat ve mobilya üretimi deneyimini bu anlayışla Bulgaristan’daki yatırımlarımıza taşıyoruz.

Yerel iş çevreleriyle kurduğumuz ilişkiler de bu süreçte önemli. Bulgar yatırımcıların projelerimize gösterdiği ilgiyi, hem bölgenin potansiyeline hem de bizim işi geliştirme ve hayata geçirme kabiliyetimize duyulan güvenin bir göstergesi olarak değerlendiriyoruz.

 

Bulgar yatırımcıların sizinle ortaklık kurma ve yatırım yapma isteğini neye bağlıyorsunuz?

Bulgar yatırımcılardan bizimle ortaklık kurma ve birlikte yatırım yapma yönünde güçlü bir ilgi görüyoruz. Görüşmelerimizde, projeyi tasarlayabilmemiz kadar inşa edebilmemize, üretebilmemize ve süreci sonuna kadar yönetebilmemize duydukları güven öne çıkıyor.

Yatırımcılar, geliştirdiğimiz projeye doğrudan kaynak ayırdığımızı ve sorumluluğunu üstlendiğimizi görüyor. Mimarlık, mühendislik, inşaat ve üretimin aynı organizasyon içinde yürütülmesi, projenin nasıl hayata geçirileceğine ilişkin somut bir çerçeve sunuyor.

Yerel yatırımcıların ortaklık isteğini ise pozitif ve birlikte geliştirilebilecek çalışmalar açısından değerli buluyoruz. Bizim için bir ortaklığın temelinde karşılıklı güvenin yanında uzun vadeli hedeflerin ve çalışma anlayışının da örtüşmesi gerekiyor.

 

On beş fabrikadan oluşan sanayi yerleşkeniz nasıl bir ihtiyaca cevap verecek?

Üreticilerin kullanabileceği, altyapısıyla birlikte planlanmış bir sanayi yerleşkesi geliştiriyoruz. On beş fabrikalık bu projenin yatırımını öz sermayemizle yapıyor, inşaatını kendi bünyemizde gerçekleştiriyoruz. Depolama hizmetlerininde olacağı büyük bir kompleks alan.

Fabrika binasının verimli çalışabilmesi için enerji altyapısının, ulaşımın, yükleme alanlarının ve tesis içindeki hareketin birlikte düşünülmesi gerekiyor. Hedefimiz, üreticilere anahtar teslim fabrika yapıları sunmak.

Avrupa’da üretim veya operasyon planlayan Türk sanayicilerinin de burada yer almasını arzu ediyoruz. Üreticinin tesis kurulumuna ayıracağı zamanı ve koordinasyon yükünü azaltarak kendi faaliyet alanına odaklanmasını kolaylaştırmak istiyoruz. Türkiye’deki üreticilerle Avrupa pazarı arasında yeni iş ilişkilerinin oluşmasına katkı sağlamayı da değerli buluyoruz.

 

Villa ve otel projenizde nasıl bir yaşam ve konaklama anlayışı geliştiriyorsunuz?

Sanayi yerleşkemizin yaklaşık iki kilometre uzağında, on dört lüks villa ve beş yıldızlı bir otelden oluşan ayrı bir yatırımımız bulunuyor. Tasarımını, inşaatını, mobilya üretimini ve iç mekân uygulamalarını kendi bünyemizde gerçekleştiriyoruz. Tam ve Lüks anahtar teslim.

Villalarda mahremiyet, konfor ve gündelik kullanım kalitesini önemsiyoruz. Mimari planla iç dekorasyonun aynı anlayışla gelişmesi, yaşam alanlarının daha tutarlı olmasını sağlıyor.

Oteli kendi bünyemizde işletmeyi planlıyoruz. Bu yüzden çok büyük uluslarası bir otel zincirinin CEO’sunu şirketimize transfer ettik ve birçok ülkede bulunan tüm otellerimizi profesyonellere teslim ettik. Böylece otel mimarisi ve mobilya seçimlerini yaparken konuk deneyiminin yanında bakım, dayanıklılık ve işletme ihtiyaçlarını da değerlendiriyoruz. Otel bünyesinde geliştirmeyi düşündüğümüz güzellik ve iyi yaşam merkezinin kapsamını da ilgili uzmanlarla birlikte şekillendiriyoruz.

 

Hem yatırımcı hem inşaatı gerçekleştiren firma olmak, proje yönetiminizi nasıl etkiliyor?

Bir kararın tasarım, üretim, inşaat ve işletme üzerindeki sonuçlarını aynı anda görmeniz gerekiyor. Başlangıçta ekonomik görünen bir tercih, ileride yüksek bakım maliyetine yol açabilir. Daha uzun ömürlü bir çözüm ise ilk yatırım aşamasında farklı bir bütçe gerektirebilir.

Yatırım yapmak, kaynak kullanımında ve planlamada daha dikkatli olmayı gerektiriyor. Takvimi, maliyeti ve kalite hedeflerini birbirinden bağımsız değerlendiremiyorsunuz.

Kendi bünyemizde yürüttüğümüz model, süreç üzerinde doğrudan kontrol sağlıyor. Bunun karşılığında sorumluluğun tamamını da üstleniyoruz. Bulgaristan projelerimizde yatırımcı, mimari ekip, üretici ve uygulayıcı arasındaki ilişkinin yakın olması, kararların bütünlüğünü korumamıza yardımcı oluyor.


Bulgaristan’daki yatırımlarınızın büyüklüğü ve beş yıllık kârlılık hedefiniz nedir?

Mevcut planlamamızda villa ve otel yatırımımız yaklaşık 13 milyon avro, on beş fabrikadan oluşan sanayi yerleşkemiz ise yaklaşık 49 milyon avro büyüklüğünde. İki projenin toplam yatırım bütçesi yaklaşık 62 milyon avroya ulaşıyor.

Bulgaristan’daki bu yatırımlarımızdan beş yıllık dönemde reel minimum rakamlara göre toplam 25–27 milyon avro kâr elde etmeyi öngörüyoruz. Bu beklenti, planlanan satışlara, işletme gelirlerine ve maliyet hesaplarına dayanan bir kârlılık projeksiyonu. Gerçekleşecek sonuçlar, projelerin takvimine ve piyasa koşullarına bağlı olarak şekillenecek.

Uzun vadeli hedefimiz, kullanılan ve işletilen, bulunduğu bölgeye ekonomik katkı sağlayan projeler geliştirmek. Yatırımın başarısını, ortaya çıkan yapıların yıllar içindeki performansıyla birlikte değerlendirmek gerektiğine inanıyorum.

 

Uluslararası projelerde Türkiye’yi temsil etmek sizin için ne ifade ediyor? Türkiye’nin dış ilişkilerinin iş dünyasına yansımasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’yi temsil etmenin günlük çalışma biçimimizde somut bir karşılığı olduğunu düşünüyorum. Verdiğimiz sözü tutmak, doğru üretmek, takvime saygı göstermek ve teslim ettiğimiz işin arkasında durmak bu sorumluluğun parçası. Bir Türk mimar, fizik mühendisi ve iş insanı olarak, yaptığımız çalışmalarla ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye gayret ediyorum.

Türkiye’nin köklü tarihini, üretim kültürünü ve girişimcilik birikimini uluslararası alanda doğru anlatmak önemli. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bu tarihsel birikimi uluslararası ilişkilerde görünür kılan yaklaşımını değerli buluyorum. Dış ilişkileri geliştirmeye yönelik vizyonunun, Türk iş insanlarının farklı coğrafyalarda bağlantı kurmasına ve yeni iş imkânlarını değerlendirmesine katkı sağladığını düşünüyorum. Nijerya’daki çalışmalarımız sırasında da ülkeler arasında gelişen diyaloğun Başkanlar ve iş çevreleri açısından taşıdığı önemi yakından gördüm.

Bu ilişkilerin açtığı imkânları kalıcı güvene dönüştürmek biz iş insanlarının sorumluluğu. Türkiye’nin mobilya üretiminde, mimarlıkta, mühendislikte ve inşaat uygulamalarında sahip olduğu birikimi yaptığımız işin kalitesiyle ortaya koymalıyız.

Bir işverenin veya yatırımcının tamamladığımız projeye bakıp Türkiye’den bir ekiple yeniden çalışmak istemesi benim için çok kıymetli. Kalıcı itibarın, yıllar boyunca aynı sorumlulukla yapılan işlerden doğduğuna inanıyorum.

Bütün zorluklara rağmen, Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan Yeni Türkiye Vizyonu’nun tüm ufukları ve engelleri aşabileceğine inancım tam!


Anahtar teslim lüks otel mobilyası, Özel üretim konaklama mobilyaları, 5 yıldızlı otel iç mekan uygulamaları, Global otel FF&E tedariki, Özel üretim otel ahşap işleri, Anahtar teslim otel dönüşüm mimarisi, Ultra lüks anahtar teslim villa projeleri, Kişiye özel konut iç mimarisi, Üst segment özel üretim ev mobilyası, Tek merkezden lüks mobilya üretimi, Kendi bünyesinde özel üretim mobilya, İhracat odaklı lüks mobilya fabrikası, B2B lüks mobilya tedariki, Anahtar teslim sanayi yerleşkesi projeleri, Avrupa lüks otel yatırımları, Uluslararası anahtar teslim inşaat yönetimi, Bulgaristan Botevgrad sanayi yatırımları, İç mimaride mimari fizik mühendisliği, Ergonomik lüks mekan planlaması, Tarihi bina otel restorasyonu, Disiplinlerarası mimari üretim, Lüks FF&E proje yönetimi, Anahtar teslim konaklama uygulama firması, Türkiye merkezli özel FF&E üretimi, Yüksek bütçeli konut iç mimarisi, Ticari iç mekan uygulama uzmanları, Özel üretim lüks döşeme ve ahşap, Global lüks konaklama tedarikçileri, Uçtan uca lüks mimari çözümler, Sagist Group Metin Durmaz mimarisi

Euronews November 2026 - Sagist Group Roportaj Metin Durmaz

Sagist Group - Metin Durmaz
Sagist Group - Metin Durmaz

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page